kene

Tatilde sivrisinek veya kene ısırıklarıyla gelen ölümcül riske dikkat..

Okul sezonunun bitmesi ile birlikte yaklaşan tatil öncesi dikkat edilmesi gereken konulardan birisi de doğayla temas.. Sıcakların başlamasıyla birlikte doğal ortamlarda “sivrisinek” ve “kene” tehdidi de baş gösteriyor.

Dünya Sağlık Örgütü’ne göre enfeksiyon hastalıkların yüzde 17’i enfekte sivrisinek, kene, kum sineği (tatarcık) gibi eklembacaklı omurgasızların sokması ya da ısırmasıyla bulaşıyor. Tatilde bu hastalıkların griple karıştırılması yüzünden tedavide geç kalınıyor.

Olası bir kene teması söz konusu olduğunda kenenin vücuttan uzman kişiler tarafından çıkarılması gerektiğini belirten Anadolu Sağlık Merkezi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Elif Hakko, “Vücuduna kene yapışan kişiler 10 gün kadar ani başlayan ateş, baş ağrısı, yoğun halsizlik, bulantı ve kusma gibi şikâyetler yönünden kendilerini izlemeli, böyle bir şikâyetin olması durumunda en yakın sağlık kuruluşuna başvurmalıdır” şeklinde görüş belirtiyor.. Kan emen ve bakteri, virüs gibi enfeksiyon etkenlerını taşıyabilen keneler  ile ilgili olarak Anadolu Sağlık Merkezi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Elif Hakko,  “Kene sokması sonucunda ağrı, yanma ve kaşıntı başlar. Sokulan yer şişebilir. Bazı durumlarda bulantı, kusma, yüzde şişme ve ateş olabildiği gibi bazen de herhangi bir belirtiye neden olmayabilir ” diyor..

“Her kene Kırım Kongo kanamalı ateşine neden olmaz”

Kenelerin kan emerek beslendikleri için hemen hemen tüm yabani ve evcil hayvanların (inek, koyun, köpek, kemiriciler, yerde beslenen kuşlar vb.) üzerinde bulunabileceğini ve bu hayvanlardan insana geçebileceğini belirten Dr. Elif Hakko,  tarım ve hayvancılıkla uğraşanlar, veterinerler, kasaplar, mezbaha çalışanları, sağlık personeli,  kamp ve piknik yapanlar, askerler ve korunmasız olarak yeşil alanlarda bulunanların risk altında olduğunu da sözlerine ekliyor. Ayrıca, çalılık ve yeşil, yüksek otlu alanlarda bulunan kenelerin, beslenmek için doğrudan insanlara da geçip ısırabileceklerini belirten Dr. Elif Hakko’ya göre “Daha çok kırsal bölgelerde ve hayvancılıkla uğraşan kişilerde görülmekle birlikte kentsel alanlardaki uygun ortamlarda da bulunabilirler. Keneler; kene tifüsleri, dönek humma, tularemi, bruselloz, salmonelloz, leptospiroz, veba, Lyme hastalığı, Kırım-Kongo kanamalı ateşi gibi hastalık etkenlerini taşıyabilir, her kene kırım Kongo kanamalı ateşine neden olmaz”

“Hastalık, kırıklık, baş ağrısı ve halsizlik ile başlayabilir”

Hastalık genellikle kene ısırığı ile virüsün bulaşmasından 1-7 gün sonra ortaya çıktıyor, kanama pıhtılaşma mekanizmalarının bozulması sonucu; yüz ve göğüste kırmızı döküntüler ve gözlerde kızarıklık, gövde, kol ve bacaklarda morluklar, burun kanaması, dışkıda ve idrarda kan görülebiliyor..

İyileşme, genellikle 10. günden sonra başlamakla birlikte, bazı vakalarda dört haftaya kadar uzayabilmektedir. Ölüm genellikle hastalığı ağır seyreden hastalarda, hastalığın 2. haftasında gerçekleşmekte. Türkiye’de ölüm oranı %5. Erken tanı ve destek tedavisi ile ölüm riski azalmakta. Kırım Kongo Kanamalı Ateşi, virüsü taşıyan kenelerin ısırması, enfekte hayvanların kan ve vücut sıvıları ile temas sonucu ve hasta kişilerin kan ve vücut sıvıları ile temas sonucu bulaşabilmekte. Hastalığın kesin bir tedavisi bulunmamakta, ancak hastaya verilen destek tedavisi hayati önem arzetmekte..

“Kişisel korunma önlemleri kenelerle bulaşabilen hastalıklardan korunmak için her zaman uygulanması gereken hususlardır”

“Vücuttan uzaklastırılan kenelerin çamasır suyu, alkol veya insektisit (böcek öldürücü) içine atılarak öldürülmesi gerektiğini belirten Anadolu Sağlık Merkezi Dr. Elif Hakko, “Vücut üzerindeki keneler öldürülmemeli ve patlatılmamalıdır. Keneleri vücuttan uzaklastırmak amacıyla üzerlerine sigara basmak veya kolonya ve gazyagı dökmek gibi yöntemlere başvurulmamalıdır. İnsanların veya hayvanların kanlarına korumasız temas edilmemelidir” şeklinde uyarıyor..

Kişisel korunma önlemlerinin Kırım Kongo kanamalı ateşi riski olmasa bile, kenelerle bulaşabilen diğer hastalıklardan da korunmak için her zaman uygulanması gereken bir husus olduğunun üzerine basan Dr. Elif Hakko,“Kene riski olan yerlerde bulunulduğunda, vücudu tamamen örtecek giysiler giyilmeli ve açık renkli elbiseler tercih edilmelidir. Kenelerin vücuda girebileceği açıklıkların kapatılması da önemlidir. Kırsal alanlara gidildiğinde vücudun açıkta kalan kısımlarına böcek kovucu maddelerin sürülmesi, kenelerin birkaç saat vücuda yaklaşmalarını engellemektedir. Dış elbiselere, yıkamaya da dayanıklı olan, etki süresi uzun kene öldürücü ilaçlar (insektisit) sürülmesi etkili bir korunma aracı olabilmektedir.” şeklinde önerilerde bulunuyor..

 

Anadolu Sağlık Merkezi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Sayın Dr. Elif Hakko’ya “MOMIDEA Blog”a sağladıkları katkılar için teşekkür ederiz.

 

#momidea #iyioliyişeyleryap #eniyisi etiketle, paylaş